- yalan söyleme,
- duygu sömürüsü,
- kurban rolünü oynama,
- aşağılama ve kışkırtma,
- duygusal şiddet,
- mahrum bırakma,
- suçluluk duygusu yaratma ve egoyu okşama gibi yöntemler vardır.
Yapılan bir çalışmada empati yoksunluğu ve bununla ilişkili olarak başkalarının haklarına tecavüz, tekrarlayan suçlar, pişmanlık duymama ve suçun sonuçlarından ders çıkarmama, yüzeysel ve gerçeklikten uzak her türlü manipülatif davranışın sergilendiği anti sosyal kişilik bozukluğu ele alınmıştır. Tüm bu patolojik (hastalıklı) durumlara sahip bireylerde benmerkezcilik, aleksitimi (duygusal yoksunluk), sosyal güç kullanımı ve manipülasyona başvurma gibi ortak özellikler gözlenmiştir. Manipülatif davranışların sergilenmesinin güç bağımlılığı ile de ilgili olduğunu gösteren örgütsel psikoloji çalışmaları vardır.
Manipülatif davranışlar, hiçbir hastalık ile açıklanmadan, sağlıklı görünen ilişkilerde de karşımıza çıkabilir. Zira manipüle edilen kişinin bu durumu fark etmesinin zaman alması, manipülatörün ise bunu fark edilmeyecek sakinlikte ve zamana yayarak uygulaması bariz bir şekilde bu durumun problem olarak görünmemesine sebebiyet verebilir. Fakat bu, ilişkilerde manipüle edilen taraf için tahrip edici bir etkiye sahiptir. Zamanla kişinin özgüvenini zedeleyen ve kişiyi depresyona sürükleyebilen manipülasyon bu yüzden psikolojik şiddetin türleri içerisinde yer almaktadır.
Özetle ilişkilerde manipülatif davranışlar sağlıklı bir ilişkinin gelişmesine engeldir. Çünkü sağlıklı ilişkiler öncelikle eşitlik ilkesine dayanır. Manipülatif bir ilişkide gerek duygusal gerekse fiziksel bir sömürü söz konusudur ve bu da eşitliği bozar. Benzer şekilde empati, karşılıklı kabul, saygı ve samimi paylaşım gibi sağlam ve sağlıklı ilişkilere dair özelliklerin bu tarz ilişkilerde olmaması ilişkiyi “toksik” /”zehirli” bir ilişki yapar. Toksik ilişkiler ruh sağlığımızı etkiler, bu gibi ilişkilerde mağdur olan tarafta depresif belirtiler gözlemlenebilir, kişi kendisini değersiz, anlaşılmamış, çaresiz ve kullanılmış hissedebilir. Manipülasyonu uygulayan kişi için ise manipülatif davranma nedenine dair birden çok senaryodan söz edilebilir. Nitekim ilişkilere karşı bu tutumun kişinin ruhsal bir hastalığı olmaksızın erken dönem bağlanma stilleri ile ilişkili olabileceğini ya da travma kökenli yaşantılar yoluyla bu davranış stilini benimsemiş olma olasılığını destekleyen araştırmalar mevcuttur.
Peki ne yapılmalıdır? Evrimsel psikolojiye göre insanın, yaşadığı soruna yönelik iki temel yaklaşımı vardır; Savaş! ya da Kaç! Bugün her ikisi de makul bir çözüm yolu olabilir. Manipülatif bir ilişki içinde olduğumuzu anladığımızda o ilişkiden uzak durmak/ durabilmek… Bunun için sınırlarımızın farkında olmak ve bunu muhafaza edebilmek, bunun için ise “hayır diyebilme becerisi” üzerinde çalışmak ilişkideki mağdur taraf için çözüm önerileri arasında olabilir. Böyle bir senaryoda ilişkide mağdur tarafın farkındalığı önemlidir. Yaşanılan ilişkide bir sorun olduğu fark edildiği zaman yapıl’ma’ması gereken şey ise manipülasyonu uygulayan kişinin bunu yapmaması için çabalamaktır. Bu, niyetiniz iyi olsa dahi sonuç alamayacağınız bir beklentidir ve sizi daha fazla manipülasyona açık hale getirebilir. Az önce de bahsettiğimiz gibi, sağlıklı ilişkiler “eşitlik” temelinde gerçekleşir. Sorun yalnızca “sizin için” sorunken ilişkideki problemi ilişkiyi devam ettirerek çözmek pek de mümkün değildir.


